 |
Hüseyin Akçay |
Düzce Gençliği nereye koşuyor?
Milli eğitim müdürlüğünün spor faaliyetleri programında olan liseler arası futbol müsabakaları sevabıyla günahıyla sona erdi ama daha çok günahı ile 17 takımın 4 grubta oynadığı ilk etap maçlarından itibaren başlayan kötü tezahüratlar son final maçına kadar devam etti. Müsabakaların sonunda yaşanan ve stat dışında ve mahalle aralarında devam eden kavgalarda bıçaklar kullanıldı. Gençler size sesleniyorum bu zihniyetle bir yere varamazsınız. Bizde sizler gibi aynı sıralarda okuduk. Sizin geçtiğiniz yollardan bizde geçtik. Bizde genç olduk. Ama saygı ve sevgiden ödün vermedik. Ben şu an 53 yaşındayım ama öğretmenlerime saygım ve sevgim sonsuz. Şu an bile orta okuldaki öğretmenlerimi gördüğümde ceketimin önünü kapatırım. Ama şimdiki nesilde bu sevgiyi ve saygıyı görmek mümkün değil. öğretmenleri önde onlar arkalarını dönmüşler sigara içiyorlar. Ne küçüğe sevgi nede büyüğe saygı var. Tribünlerdeki öğrenciler takımlarını küfürlü tezahüratlarla desteklemek zorundaymış gibi ağza alınmayacak küfürlü tezahüratlar yapıyorlar. Bilhassa kız öğrencilerin hiç mi hiç ağzına yakışmayacak kelimeler kullanması bizlerin bile yüzünü kızartıyor. Vur kır parçala, ya Allah bismillah Allahuekber, …. Noluyor …. Oynuyor, sabahları okullarda akşamları disko barda bazı bazı karakolda, çıldır çıldır çıldırmayan … gibi daha birçok tezahüratlarla sözüm ona takımlarını destekliyorlar gençler karşınızdakiler düşman değil sizde savaşa gitmiyorsunuz. Maç bittikten sonra yine aynı caddede aynı sokakta aynı mahallede bir araya geliyorsunuz. Bu kadar hakaretten sonra nasıl bir birinizin yüzüne bakıyorsunuz bunu çok merak ediyorum. Bu zihniyetle hiç bir zaman bir yere gidemezsiniz. Düzce ili olarak öSS’de 69. OKS’de 35. sıradayız. Niye buralarda olduğumuzun resmide bu maçlar sonunda ortaya çıkıyor. öğretmenler yetersiz desek ki değil. çünkü Türkiye’deki öğretmenler aynı eğitimi alıyorlar. Biz size öğretmenlerin bu tezahüratları yaptırdığına inanamıyorum. Bu tamamen aile terbiyesi ile ilgili bir durum çünkü balık baştan kokar misali var. Tabii bazı öğretmenlerde bu fitili ateşliyorlar. Saha içinde yaptıkları hareketler seyirci olarak türbinlerdekileri de etkiliyor ve kıvılcım yanmış oluyor. Şu ana kadar olumsuzluklardan bahsettik. Bu maçlarda hiç mi güzellikler olmadı tabii ki oldu. Bazı okullar hiç rakibe sataşmadan da takımlarına destek verebiliyorlar ve hiç kötü tezahürat yapmadan da bu işin olabileceğini gösteriyorlar. Buna örnek olarak Düzce Anadolu öğretmen Lisesi’ni ve bir iki okulu gösterebilirim. Onları ve onları yetiştiren öğretmenlerini kutluyorum ve her okuldan aynı duyguları beklemek hakkımızdır diyorum. Ben bir baba bir sporsever ve bir gazeteci olarak her güzelliği nasıl yansıtıyorsam çirkinlikleri de dile getirmek zorundayım. önümüzde daha çok müsabakalar var. Voleybol maçları basketbol maçları ve diğer spor dalları var. Bu müsabakalarda geçmişten ders almış ve geleceğe umutla bakanlar olmak sizin elinizde. çünkü geçmişten ders alamayan geleceğe umutla bakamaz kanaatindeyim. Sevabı ile günahı ile bir maraton daha sona erdi. Bu turnuvada emeği geçen herkesi kutluyorum. Umuyorum diğer turnuvalarda Fair-play ruhu ön planda olur. Bu maçlarda hakem kardeşlerimizin art niyetli olduğunu hiç mi hiç düşünmüyorum. Onlar gördüklerini çaldılar. Bizlerde onları eleştirdik. Hiçbir zaman onların yerine kendimizi koymadık. çünkü tribünden her şey toz pembe görünüyor. Onları böyle bir görev yaptıkları ve medeni cesaret gösterdikleri için kutluyorum. Herkesinde aynaya bakarak kendi kusurlarını görmesini istiyorum. Haydi gençlik şimdi fırsat elinizde nasıl lise takımlarını sonuna kadar destekliyorsanız Düzcesporumuzu stadyumda Nu-Door Düzce Gençliksporu da kapalı spor salonunda aynı coşku ile destekleyelim. Ama tabiî ki küfürsüz ve centilmence buna yakınlarımızın çok büyük ihtiyacı var. Size de bu yakışır.